Reklam
Reklam
Reklam
Meşale Gazetesi

Daracık dükkanında zamana meydan okuyor

Hatay’da daracık dükkanında 1976 yılından beri saat, antika ve çakmak tamiri yapan Mehmet Çetin, mesleğinin kaybolmaya yüz tutmasına rağmen yarım asra yakın sürdürüyor.

Reklam
Daracık dükkanında zamana meydan okuyor

Hatay’da daracık dükkanında 1976 yılından beri saat, antika ve çakmak tamiri yapan Mehmet Çetin, mesleğinin kaybolmaya yüz tutmasına rağmen yarım asra yakın sürdürüyor. Hatay’da 1976 yılından beri saat, antika ve çakmak tamir eden 57 yaşındaki Mehmet Çetin, daracık dükkanında çok sevdiği mesleğini devam ettiriyor. İskenderun ilçesi Kurtuluş Mahallesi’nde yaklaşık 1,5 metrekarelik küçük dükkanında saat, antika ve çakmak tamirciliğiyle uğraşan Çetin, küçük yaşlarda öğrendiği mesleğini, kaybolmaya yüz tutmasına rağmen yarım asra yakın sürdürüyor. Birçok malzemeyi tamir etme açısından bölgenin tek tamircisi olarak mesleğini devam ettiren 3 çocuk babası Çetin, Türkiye’nin birçok bölgesinin yanında Almanya, Hollanda ve Fransa’dan da kendisine tamir etmek için malzemeler geliyor. Nostaljik malzemeleri tamir etmekten mutluluk duyan Çetin, müşterilerin ve esnafın gönüllü olarak tüm sıkıntılarına yetişmesinin yanında elektrik işlerini de tamir ediyor. Çetin, mesleğine Gaziantep’te küçük bir tezgahın üstünde yapmaya başladığını söyledi. Gaziantep’ten yıllar önce Hatay’ın İskenderun ilçesine geldiğini dile getiren çetin, İskenderun’da da dükkanını açtığını ve burada herkesin kendisini çok sevdiğini ifade etti. Saat, antika ve çakmak tamirinin yanında gönüllü olarak mahalledeki vatandaşların televizyon ve elektrik işlerine de gittiğini aktaran Çetin, “İşimi yıllardan beri severek yaparım. Her sabah yürüyüşümü yapar ve dükkanımı açıp işime başlarım. Hayatta hiç şikayet etmedim, çünkü Rabbim şükredenleri sever. Rabbim bana güç verdiği sürece bu mesleği yapacağım.” diye konuştu. “Dükkanımın genişliği 80 santimetre, uzunluğu 2 metre. Benim yanıma kim gelirse yerim çok küçük olduğu için ayakta çayını içer. İskenderun’un en eski esnafından biriyim. Çok yakın komşularım dahi ismimi bilmez. Herkes bana ‘doktor’ der. Bazıları, ‘doktor civanım’, ‘doktor bey’ ve ‘doktorum’ der. Lakabımı ‘doktor’ olarak İskenderun’da yediden yetmişine herkes bilir.” Benden sonra bu mesleği yapacak kimsenin olmadığını aktaran Çetin, “İnsanların işini görmek hoşuma gidiyor. Gerçek insan doktoru değilim ama insanların malzemelerinin arızasını gideriyorum. Buda bana gurur veriyor seviyorum. İnsanlar beni seviyor.” dedi. Çetin’in 30 yıllık komşusu esnaf Suat Eroğlu da Çetin’i şu sözlerle anlattı: “30 yıllık bir komşuluğumuz var ama ismini halen de bilmiyorum. Onu doktor olarak tanıdım ve halen de doktor diyorum. Bu işin üstadı olduğundan dolayı bu lakabı almış. Herkesin de derdine de derman olan bir insandır. Yoldan geçene düşene yardım eder. Arabası ve motoru bozulana ve ihtiyacı olan herkese yardım eden bir insandır. Gerçekten de doktor ismine layık olmuş bir insanlığı var.” (AA)

Reklam
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.